Tuesday, May 27, 2014

fenomen bıcır

Suri kendine özgü, "özgür birey" tarzıyla tam bir fenomen-bu çocuğun gençliğini ciddi ciddi merak ediyorum. Doğduğundan beri kameralar karşısında olan bir çocuk nasıl survive eder-merak konusu?  Ama çocuğa verilen özgürlüğü evlatlarına nefes bile aldırmayan kontrolcü ebebeynlere biraz da olsa örnek olmasında fayda var;)
Mesela bir Türk kızı bu kıyafeti giyse annesi muhtemelen "etraf ne der?"diye düşünp çocuğa seçim hakkı tanımaz


Monday, May 26, 2014

Ege Üçlemesi 3 - Alaçatı (2/2)

Hangi fotoyu koyacağıma karar veremediğimden uzadı da uzadı liste-ben de hepsini koydum;) İyi haftalarrr olsun, günayydıınnnnn;))



Sunday, May 25, 2014

Ege Üçlemesi 3 - Alaçatı (1/2)

Geçenlerde bir arkadaşım "Alaçatı'yı gördük-biz farklı yerleri gezeceğiz artık" deyince çok şaşırdım. Zira Alaçatı benim için artık Kefken Kampı gibi-yazın 3-5 kez gitmeyince tatil saymıyoruz, yani öyle bir defa gördük bittilik bir yer değil. 2006'dan beri bir nevi bağımlılık diyebiliriz. Zaten 2006'dan beri de uzuuunn uzzuuun deniz tatilleri ilgimi çekmiyor. Hoopp long weekend Alaçatı-Çeşme-Ilıca yetti gitti:) Ne öle 5 yıldızlı kapana sıkış gel-almayalım mümkünse..
O yüzden bizim için yaz Alaçatı'ya gidince başlıyor. Bu kez uzun uzuna yazmayacağım ama sadece birşeyden bahsedeceğim o da Orta Kahve'deki kahvaltı süprizi! bilenler bilir biizm Alaçatı seromonilerinden biri de Orta Kahve'de (Sailors'da yani) kahvaltı yapmaktır. Her yıl biraz daha kötüleşen, miktar ve kalitesi düşen kahvaltısı bu sene tavan yaptı! Ortaya söğüş gelen domates biber bir kişilik bile değildi! Çok kimse olmamasına rağmen servis felaketti ama asıl bomba portakal reçeli yerine tatsız tuzsuz havuç reçelinin getirilmesiydi! Bu olayla beraber kendimize yeni bir kahvaltı mekanı aramaya başladık bile  ...
Neyse Alaçatı genel olarak yine güzeldi. Gelin beraber biz de bu güzel şeylere bakalım, ortaya Alaçatı karma fotoları yapalım;)
Kalın sağlıcakla-herkese şimdiden iyi haftalar;)
Alaçatı'ya Hoş Geldiniz :)
Enginar, Kartlaştıkça güzel olan nadie şeylerden biri sanırım..
tshirt:Mango - Kot:Zara  Çanta:Goyard - Babet:TBurch
Sahibi tarafından çok seviliyordu sanırım..
diğer post'a geçmeden dinlenelim biraz;)

Saturday, May 24, 2014

Ege Üçlemesi 2 - Citta Slow

Şirince yarım günde bitince, zamanı iyi değerlendirelim dedik ve memleketimizin ilk Citta Slow'unu görmeye karar verdik-düştük yollara..
Efendim malum İzmir'de yaşarken Seferihisar-Urla-Karaburun'u öğrenmek zorunda kalıyorsunuz ama ben nedense Seferihisar merkeze 5km uzaklıktaki sevimli Sığacık'ı keşfedememişim! Geçenlerde internette felsefi birşeyler ararken "şarap tanrısı Dionysos’un memleketi Sığacık'tır" diye bir cümle okuyunca "gidilecek yerler" listeme ekledim Sığacık'ı.
Şehri tepeden görür görmez canı sevgilimin ilk cümlesi "bu Dionysos da ağzının tadını biliyormuş; baksana memleketin güzelliğine!" oluverdi:)
Yarım günde güzel bir yemekle bitirdik Sığacık turumuzu-İzmir yakınlarındaysanız gidilesi biryer-hele de Pazar günleri. Zira o günler dillere destan bir organik pazarı kuruluyormuş. Biz cuma gidince ıskaladık.
Hemen kısacık anlatayım size Sığacık'ı;
Sığacık küçücük bir liman kasabası. Orta yerinde devasa Marina'sı var-yapılmasa iyiymiş:( Hani yurtdışında bazı şehirler vardır. Old Town'ları vardır bu şehirlerin..kale içinde kalan insanların hala yaşadığı evler vardır bu şehirlerde. Sığacık'da böyle işte. Kalesi taaa eskilerden kalmış ve içindeki evlerde de yaşam var:) 
şehre buradan giriyoruz..
kale içi
renkli duvarlar ve evler
Kale'den Marina'ya çıkarkenki ev-restoran
Zaten bu kalenin içinde yürürken buraya neden Türkiye'nin ilk Citta Slow'u dediklerini anlıyorsunuz. Bir çocuklar bir de in-cin top oynuyor:) Tam bir sessizlik ve huzur hakim. Haa nedir bu italyanca Citta Slow? 
İtalyanca “citta” yani şehir ve İngilizce “slow” yani yavaş kelimelerinden oluşan Cittaslow, Sakin Şehir anlamında geliyor.Ye­rel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birlik Citta Slow. Amaç şehrin dokusunu, yaşayışıını, geleneklerini hiç bozmadan sürdürmesi. Ama asıl kritik nokta buralardaki hava, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin sürekli kontrol edilmesi ve sağlığı tehdit et­meyecek boyutta tutulmasının sağlanması. Böylelikle şehir binlerce benzerinden ayrılabiliyor.
Cittaslow-sembolü tabi ki Salyongoz:)

Bu bilgiden sonra gezimize devam edelim. Kaleden çıkıp kordon boyu yürüdüğünüzde bir çok küçük kafe ve restoran görmeniz mümkün. Tabi ki seçimimiz "süper kumru"muzu yiyebildiğimiz Kumrucu Şevki oldu:)
dayanamadım zoom yaptım Köpüş'e..o bile bayılmış sakinlikten :P 
keşke bu çiçeklerin kokusunu da fotoya eklemek mümkün olsaydı!

Yukarı devam ederseniz Akkum Plaj’ına ulaşırsınız ya da aynı yoldan sola dönüp Teos Antik Kenti’ne ulaşabilirsiniz.  
plaja zoom :
Mavi Bayraklı bu plaja vardığınızda harika bir koy ve masmavi bir deniz ile sapsarı yumuşacık kumlar karşılıyor sizi. Biraz ilerisinde surf yapanlar içinde ayrı bir tesis var. Plajın hemen yanında Club Atlantis adlı güzelce bir otel vardı-biz hem oteli hem de Sığacık'ı beğendik:)
Bakalım siz de beğenecek misiniz?
kolye:Bershka - elbise:Lowrys Farm - çanta:Goyard

Yola devam, ver elini Alaçatı !!

Friday, May 23, 2014

Sezonu Açtık;)

Dün açık ayakkabı giydik, bugün de elbise..hayırlı olsun-sezonu açtık:) Aaa..tabi geçen hafta İzmir'deki elbiseyi saylanmıyoruz:P orası yazlık yer;)
Herkese mutlu haftasonları şimdiden..
elbise:Mavi - bot:Elle