Showing posts with label Paris'te yapılması gerekenler. Show all posts
Showing posts with label Paris'te yapılması gerekenler. Show all posts

Sunday, May 27, 2012

Paris Notlar II - Alışveriş

ayy resmen gezi blogum varmış gibi davranmaya başladım..sürekli bir gezi yazısı yazıyorum. yok yok bir süre evde otursam iyi olacak sanırım. Şu Paris Notları bitsin söz bir süre gezi yazısı görmeyeceksiniz;)
Şimdi malum, Paris ve alışveriş deyince herkesin aklına ilk olarak Champs-Elysees caddesi ile Galeri LaFayatte geliyor. Ama ben sizi bu iki bilinen yerlerden yine çok bilindik ama turistlerin daha az rağbet ettiği 2 caddeye götürmek istiyorum : Montaigne ve Saint Honoré 
Önce Saint Honoré'den başlayalım. Cadde de ilginizi çekecek her türlü marka var. Ama bazıları özellikle bahsedilmeli.
İlki Colette. 2 katlı bir mağaza..giriş katında kitap, aksesuar, kask, tasarımcılara ait tshirtler varken, üst kat yine bilindik markalara ait kıyafetler ve kozmetikler var. Fotoğraf çekmek istedim ama yasak olduğundan olamadı malesef..zaten içeride alıcıdan çok, bizim gibi bakıcılar vardı :D
2. durak Goyard : İlla monogramlı çantam olsun, Fransa'dan olsun, çakması olmasın diyorsanız alın size farklı bir marka. Cahilliğimden olabilir ama ben ilk kez duydum Goyard'ı..kendisi LV ile aynı zamanlarda hayata başlayan Goyard-LV kadar başarılı bir pazarlama yapamamış o yüzden bilinmiyor diye düşünürken, çantanın fiyatlarını görünce!, fiyat, bilinirliğe olumsuz etki yapmıştır diye aklımdan geçmedi desem yalan olur!!

3. durak : Marc Jacobs..I♥MJ ! mağazada en az satılan ürünler gibi çok şıktı.. St.Honoredeyseniz buraya da uğramadan geçmeyin derim.
4.durak :Champs-elysees'-onsuz gezi notu olmaz değil mi;)
Disney'in mağazası
caddeye tepeden bakış..
veee kadınların tapınağı :)
içeride inanılmaz bir sıra vardı-ve sıradakilerden hiçbiri çanta almadan çıkmıyordu!!

5.durak : LaFayatte, öyle ölünesi bitilesi bir yer değildi bence..ama ayakkabı katında resmen acı çektim..yani bak bak ama alama:( pek hoş bir tecrübe diildi doğrusu!
6.Durağımız : BENLUX, Louvre'un dibinde-parfümler harbiden çok ucuz-bakılası gidilesi bir yer, atlamayın;)
Aşağıdaki mağaza, St.Honore'de bir çocuk giysisi satan mağazanın vitrini-çok cici di mi?
Son durağımız ise Viaport tadında bir outlet, Disney'e çok yakın, şehir merkezinden metro ile 45dk sürüyor.
mont:Zara - bluz:MNG - kolye:Yargıcı - etek:H&M - babet:Nine West

Tuesday, May 8, 2012

Paris Notlar II - Yiyelim İçelim

Evet devam ediyoruz..Yemeklerimizi afiyetle yedik-peki nerede kahve içelim? pasta yiyelim? Önce en sevdiğimden başlayacağım anlatmaya Zero de Conduité..Yine St.Germen'de hatta L'entrecote'a yürüme mesafesinde bir bar ama öyle sıradan bir yer değil. İçeride sadecek içecek var. Alkollü ya da alkolsüz kokteyler var. Bir de tabu, uno gibi oyunlar var içeride..ama oyuna sıra gelmiyor, tüm bar halkı garsonların yönlendirmesiyle toplu oyun oynayıp, kıkırdıyor. Biz Fransızcamızdan dolayı kendimiz takıldık:) ama asıl bomba bu değil. Asıl bomba konsept! Şimdi içeri girince masaya menüyle beraber beyaz tahta ve tahta kalemleri de geliyor. Haklı olarak şaşırıyorsunuz. Hikaye şu: menüdeki tüm içki isimleri çizgi film karakterlerinin isimleri. Sipariş vermek için karakterleri siz verilen tahtalara çizmek zorundasınız. Çizemezseniz içecek yok:) Zira bizim masa yeteneksiz olduğundan ya çizimi kolay içecekleri seçtik ya da telefon aracılığıyla google'dan kopya çektik:)
İris'im komplike kopya çekerken;)
bu da benim seçimim-sırf çizimi kolay diye seçtim:P 
biberonla içmek gerçekten zormuş-anneler bence çocuklarınızı fazla hırpalamayın biberondan içmek istemediklerinde-halden anlayın;)

Cafe des Deux Moulins
Vee..diğer en çok sevdiğim kafe, Amelie'nn çekildiği cafe:) çok ciciydi-mutlaka uğrayın. Metroda Blanche durağında iniyorsunuz. Dışarı çıktığınızda sağ karşınızda meşhur Moulen Rouge çıkıyor. Oraya yürümeden hemne sağdan yukarı doğru çıkmaya başlayın, ileride solda:)
Fiyatlar çok korkunç değil. Spesyel oalrak krem brule ile kahve menüsü tavsiye edilir;)
Yol üstünde olunca, sizle de paylaşmadan geçemedim;)

Café de Flore
Bir diğer güzel ama çok pahalı bir yer! Hewingway ve bir sürü ünlü yazarın uğrak yeri olan Paris'in en eski cafelerinden biri-zaten en büyük rakibi hemen yanındaki café des deux magots..Flore'da sadece bir kadeh şarap içmenizi tavsiye ederim-en ucuz şey o zira:)
Biz menüde kek'i 4€ görünce, içerideki vitrinden seçim yaptık o da bize pahalıya patladı! Menü ingilizce olsaydı bu golü yemezdik muhtemelen:) Ama yok benim için para sorun değil diyorsanız seçimim olan 'tour de babel' adlı pastayı deneyebilirsiniz-tek kelimeyle mükemmeldi kendisi! Ekler, bizdeki 'ekler' bir numarası yoktu:) sadece daha az şekerliydi.
krema, krokan, çikolata ve fındıktan oluşuyor:)
Bunu da hatıra olarak sonsuza dek saklamak istediğimizden görüntüledik! 4 santimetre kare büyüklüğündeki minicik bir pasta dilimine 12€ yani 30-TL(!) verince pek unutamıyor insan:S

Vee sonuncusu Buddha Bar :
PAris'in en sevdiğim caddesi olan Saint Honoré'deydi. Buraya giderseniz çok yanındaki Hotel Costes'e de gitmeden dönmemenizi tavsiye ederim. Zira Costes'in albümleri de en az Buddha-Bar kadar popüler, ama zaten otel başlıca görülmeye değer..ayy bir de yine bu caddeye yakın Montaigne var-orada da Plaza Athenee var hani Sex&The City'de Carrie'nin kısa bir dönem yaşadığı süper lux otel:)
Neyse gelelim Buddha-Bar'a..çok pahalı değil, ambiyans ve müzikler harika! Biz oradayken Sezen Aksu çaldı-böyle milliyetçi duygularımız felan kabardı, daha bir sevdik kendisini:D


Saturday, May 5, 2012

Paris Notlar I - Yiyelim İçelim

Paris öncesi internet'ten 'Paris'te ne yapılır?' 'ne görülmeli?''ne yenilmeli?''top ten tihings to do in Paris?'ve daha aklıma şimdi gelmeyen bin tane arama yaptım ama nafile-hep aynı şeyler hep aynı şeyler:( Neyse Allah'tan kuzen ve Vassilis orada yaşıyor da bana farklı pencereler açtılar:) Ben de bu ilk postta alternatif restoranlardan bahsetmeye çalışacağım. Hemen sonra cafeler olacak. Diğer postlar "alışveriş noktaları", "Paris klasikleri" olacak..yani öyle olmasını hedefliyorum:)
Şehirde en çok göreceğiniz şeylerden biri kruvasan-her yerde hamur işleri, çikolatalar, tatlılar..off akıllara zarar bir geziydi-neyse aldığım kalori kütlelerini çılgınca yaptığım şehir yürüyüşünde vererek nötürledim neyseki. tabii sadece "une baget/croissant s'il vous plaît" diyerek fransızca isteyebildiğim baget ve kruvasan'ın da faydası olmuş olabilir:D
evet evet, üniversitede alıp, hiç kullanmadığım 4 kurluk fransızcam, bilinçaltından yüzeye zıpladı-şakımasam bile gayet derdimi anlatacak kadar konuştum. Hele bir akşam yemekte Vassilis'in ingilizceden fransızcaya geçip bir konuyu öyle anlatması, benim de anlamam gezinin bombası oldu! :)
Neyse Vassilis dedik, o zaman ilk önce onunla akşam yemeği için gittiğimiz yerden başlayayım :
Les Chardenoux Des Près
Önce nasıl gidilir'den başlayayım..Metro en kolay seçim. Nereden binerseniz binin Saint German Des Prés durağında inin. Çıkınca yolun karşısına geçin. İlk ara yola girin tatataaammm-buldunuz:) Tamamen Paris'e has Fransız mutfağı örneklerini burada tadabilirsiniz..Fiyatları denklerine göre daha mantıklı, daha uygun:)
Kaz ciğeri ve mermelat, tadılası güzel bir başlangıç
yukarıdaki muhteşem yemek tam oalrak parmağımla işaret ettiğim yemek:) Saint Jacques..
Bu yemeğin adını hatırlayamadım ama bu da lezzetliydi
Karamelli ekler:) Tek kelimeyle 10 numara!
Bildiğimiz profitrol ama bilmediğimiz olağanüstü lezzetiyle ve sunumuyla!!

Evet muhteşem lezzetler var ama Fransızlar zayıf bir halk-niye mi? Çünkü yemek porsiyonları minicik ve çok yürüyorlar! Ne kadar doğru yorumum bilemiyorum ama etrafta gözlemlediğim en farkedilir şey bunlardı! Zira kimselerde Mösyö Dukan'ın Diyet Kitabı'nı göremedim :P
Bu arada Champs-Elysées'de Pizza Pino'da fiyatları uygun lezzetli ve doyurucu yemekler yiyebileceğiniz bir diğer yer. İçecek olarak kadeh şarap tercihiniz olsa iyi olur. Zira rose 3€, cola ise 5 ya da 6€ idi :)
pizzanın üzerine dökülmesi için gelen yağı (ekmek seperinin hemen yanındaki şişe) tabağa döküp, ekmek bandıra bandıra yiyerek kendimizi 2 dakikada belli ettik:)
L'entrecote
Evet Kanyon'da açılan restorandan bahsedeceğim. Standart olarak herkese salata, patates ve özel soslu antrikot'un geldiği o meşhur restoran. Burası da St.German des pres'de..fiyatlar fena değil ama aynı Etiler-Nusret gibi saatlerce sıra beklemeniz mümkün! Bunu bilerek gitmenizde fayda var.