Sunday, April 29, 2012

parantez içindeki zaman!

Öyle lüks saplantım olmadı olacağını da sanmıyordum-taa ki Hermes Cape Cod ile karşılaşına kadar! Paris'de bileğime taktığımda çok feci karşılıksız bir aşk başladı :S
Eve gelir gelmez araştırdım internette-meğer çok da popüler ve "modern klasik" bir parçaymış! 
Hermes’in efsanevi bileklik modeli, “Chaine d’ancre” den ilham alınarak tasarlanmış. Kendisi ikonik bir tasarım olan çift turlu deri kayışa sahip. alıyorsun 7 kuşak kullanıyor, evladiyelik.. Saint Honoré'deki 2. el butikte gördüm bir tane ama 2.eli de çok ucuz değildi:(
Bakalım-ilerleyen günler ne getirir-hiç belli olmaz değil mi? ;)


simple and timeless

ve tatatattatammm karşınızda yeni çantam :  Gucci  Mayfair Messenger;)

Friday, April 27, 2012

bonjouurr

Merhaba, uzun zamandır ilk kez dönmek istemediğim bir tatilden dönmüş bulunuyorum:( Yazacak, anlatacak çookk şey birikti. Haftasonu yavaştan yavaştan başlayacağım anlatmaya;) Farklı Paris tüyoları gelecek-bilginize;)
kazak:Lacoste, etek:Mango, bot:Queen Bee, çanta:Gucci
mont:Zara, elbise:H&M, bot:Deichman, çanta:Pretty

Friday, April 20, 2012

things that make me smiileeee ;)

son günlerin forması olan elbisem! 
çift renkli ayakkabılarımın ilki-en sevdiğim;) 
aşağıdakiler de Mango aksesuarlarım:)

Wednesday, April 18, 2012

tatiilllll..

Bugün tatile çıkıyorum..27'sine kadar yokum..Kendinize iyi bakın;)

Aşk ve Öbür Cinler

Haftasonu İzmir'deydim..daha foto makinasındaki fotoları aktaramadığımdan İzmir ile ilgili detaylı yazamadım ama İzmir Kitap Fuarında aldığım kitaplardan birini Pazartesi İzmir'den Ankara'ya-oradan da İstanbul'a geçerken uçakta bitirdim. Ve bahsetmek için daha fazla beklemek istemedim.
İlk kez Marquez okudum ama sanırım ilk kalmayacak! Kitapta gerçekler ve masallar birbirine geçmişti. Tek gerçek olan 'aşk', geri kalan kurguysa 'masal'dı..Öneririm;)

Tuesday, April 17, 2012

İzmir

13 Nisan Cuma ve 16'sı Pazartesi iki toplantım olunca haftasonunu İzmir'de geçirme şansım oldu:) o iki güne biiir süürüü şey sığdırdım:) Havaalanına inince bir şaşkınlık yaşadım-önce! Neredeyse 2 yıl boyunca sürekli kullandığım havaalanının değişmiş olduğunu gördüm! Sonra dikkatli bakınca aslında sadece dış hatlara indğimizi anladım:) Meğerse iç hatlarda tadilat varmış..sonra ofisin yolunu tuttuk. Yolda ben İzmir'deyken inşaat halinde olan ama geçtiğimiz aylarda açılmış olan Optimum'a uğradık (yol üstünde Starbucks bulmak güzel:)). Sonrasında ofise kadar bir değişiklik görmedim. Şehirlerdeki değişikliklerden hiç hoşlanmıyorum. O yerlerdeki anılarınızla bağlantılarınızı koparıyor, sanki orada hiç yaşamamışsınız gibi hissetmenizi sağlıyor:( en azından bana böyle hissettiriyor.
Toplantı sonrası ofistekilerle Kordon'da biraz yürüdükten sonra Reyhan'a gitmek üzere yolumu değiştirdim. Bu pastane ve içinde bulunduğu sokak beni gerçekten çok mutlu ediyor. Sanırım İzmir'de en sevdiğim yer burası. Reyhan'da biraz oturduktan sonra yemek için Reci's'e geçtik. İzmirde yaşarken gitmediğim bir sürü yere neden gitmediğimi gerçekten anlayamıyorum? aslında bazen İzmir'deyken İzmir'de zaman geçirmediğime üzülüyorum, içten içe. Şehir, benim o hırçın ve suçlayıcı hallerimi hiç hakketmemiş sanırım? Neyse en azından şimdi barıştık İzmir'le;)
Haftasonu yağmur çok gezmemize izin vermedi ama Dağmaran'da kahvaltı, Mask müzesi ve yağmura rağmen Kordon güzeldi-sanırım İzmir'i özlüyorum:?