Bazı zamanlar okuduğumuz bir söz, duyduğumuz bir şarkı, izlediğimiz bir film, gördüğümüz bir resim, bizi içinde olduğumuz durumdan/ortamdan çıkarıp, çookkk farklı yerlere götürür bırakır. Bazen neşelendirir, bazen hüzünlendirir.
Sizle "moral" klasmanında 2söz ve de 1görsel'i paylaşmak istiyorum.
"Hayat güzel tadını çıkarmak, gayret gösterip-sıkıca sarılmak lazım!"
- Güne sarılın ve yarına mümkün olduğu kadar az güvenin. (Horace, M.Ö.65)
- Sorun, ne kadar derine düştüğün değil, düştükten sonra nereye zıplayacağındır.
İzmit'te alışveriş yapacağım zamanlar, İzmit imkanları dahilindeki en yaygın mağaza olan Koton'u dolaşmadan bitirmezdim turumu..O günlerden kalma alışkanlıklarımdan mıdır, içten içe Koton'u sevdiğimden midir bilinmez-denk geldiğimde ıskalamam, mutlaka bir göz atarım Koton/Ole kolleksiyonuna..Yıllar içinde hem kalitesini hem de tarzını yenileyip, iyileştirdiğinden de ayrıca takdir ederim kendilerini.
Kalite olarak H&M üstü, Mango-Zara arasında bir seviyede olduğunu söylersem, çok da yanlış söylememiş olurum sanırım. Bu sezonda hoş şeyler var, özellikle fular ve t-shirtlerine alıcı gözüyle daha dikkatli bakmanızı tavsiye ederim;)
Blogumdan pasta dışı bir yiyecek paylaşımı yapmamıştım ama internette dolaşırken bu siteyi gördüm ve sizle paylaşmadan duramadım. Süpper yaratıcı, çocuklar (hatta büyükler) için cezbedici, farklı bir spagetti tarifi.
Herhangi bir açıklama yapmayacağım, fotoğraf son derece açıklayıcı zira ;) Hadi bakalım, tarifi benden-pişirmesi daha da yaratıcı hale getirmesi sizden..Afiyet olsun.
Bu fermuar işine fena taktım. Acaba psikolojide felan bu "fermuar takıntısı"nın bir açıklaması var mıdır? Ne bileyim rüya'da fermuar görmek 'gidilecek yol' anlamına geliyorsa (ben de hiç yol yapmam zaten:)), ruhumun derinliklerinde yıllarca uyumuş geçen yıl modacılar tarafından uyandırılmış 'fermuar hastalığım' ın da bir manası var mıdır acaba? Merak etmekteyim-bilen varsa söylesin;)
etsy.com'da harika bir bileklik gördüm. Ne çıkacak bilmiyorum ama o hızla verdim siparişi. Artık gelince yazarım size, nasıl birşey? nerede kullandım? Ayy çok güzel ya :)
Ben görmedim ama Amerika'da böyle bir mağaza varmış! Bence ad süper, "ayakkabı tutkusu" bu kadar güzel açıklanamazdı herhalde:) bu mağazanın ayakkabılarına shoegasm.com'dan bakabilirsiniz ama benim şimdi size bahsedeceğim ayakkabılar başka bir ismin şemsiyesi altında olanlar markalar..ben sadece "ayakkabı hastalığım"a vurgu olsun diye bu başlığı kullandım;)
Tatatattaaammm..işte Victoria's Screet mağazalarından ya da internet sayfasından alabileceğiniz farklı markaların farklı ama hepsi de birbirinden şık ayakkabıları. Platform tabanlar, farklı topuklar, metal aksesuarlar ilk göze çarpanlardan.
Favorimi söylememe lüzum yok herhalde, tabi ki fermuar detaylı olan 4.fotoğraftaki ayakkabı ile kebelekli flip flop'lar ;)
Bahar'ın yüzünü göstermeye başladığı şu ilk günlerde, soğuk günlerin beğendiğim kombinlerini son kez paylaşayım dedim:)
Sabolar geldi çattı. Üniversitedeyken 2 tane sabom vardı..Biri lacivertti-hani şu doktorlarda olanlardan, yurtta giyerdim, biri de siyah şık bişiydi onu da haftasonları kullanırdım. Lacivert olan acaip terletirdi ama siyah olan deriydi ve sıkıntı yaratmazdı, severdim-boyumu uzun gösterirdi bir de rahat yürürdüm, severdim yani:)
Bu yıl birçok ünlü marka 2010 koleksiyonuna saboları ekledi! Her ne kadar bazılarımıza kaba ve estetikten uzak gelse de bu ayakkabıları sokak modası fotoğraflarında görmemiz an meselesidir. Bence rahat olanlardan bir tane edinin derim. Özellikle Zara & BRepublic'de çok şık ve rahat modeller var.
Ceşitli markaların sabolarını ise aşağıda sizler için derledim;) Ben en çok BR'in (kızların olduğu, en sondaki görsel) ve de Chanel'in Celine modelini beğendim, peki ya siz en cok hangilerini begendiniz?