Tuesday, March 11, 2014

kokulu haller

Genelde insanlar bir ya da iki parfüm seçer ve onu kullanır. Ama ben de ise işler biraz daha karışık. Hava durumuyla ruh halimin karışımına göre seçiyorum o gün ne sıkacağımı. Garip olduğunu söylemiştim:) Bence okumaya devam edin-çünkü birazdan anlatacağım detaylar sizin de işinize yarayabilir.

1-Jour d'Hermes : 
Kesinlikle şu sıralar 1 numaram! Ben anlatmayayım, Sevil'in sayfasındaki açıklamayı paylaşayım sizle..Güneş doğuyor ve hayat getiriyor… Parfüm gün ışığını ve uyanışı temsil eder. Gün ışığı ile tüm güzellikler gözler önüne serilir. Kadınların uyanışını ve kendini yeniden keşfetmesi. Notaları, beyaz çiçekler, yeşil limon, greyfurt ve gardenya, odunsu misk bulunmaktadır. 

2-Cartier Baiser Vole : 
Saf zambak kokusu deseler "ıghh çok sıradan" dersiniz ama öyle değil. Temiz ve çarpıcı..internette hoşuma giden bir tanım : Cartier Baiser Vole, ani bir kaçamak gibi... Baiser Vole içeriğindeki çiçek kokularıyla içinizdeki yaramaz kızı harekete geçirecek.

3-Chanel Chance Eau Tendre :
Yokk bu klasik Chance değil..Tendre'si..Fresh'i de güzeldir ama bunun yeri ayrıdır benim için. Handanımın keşfi olup, yılların vazgeçilmişi olmuştur 

4- Fragonard Etoile :
Nice seyahatinden..parfüm fabrikası gezisinde (niye fabrika gezdik bilmiyorum, her yeri göreceğiz gazıyla olmuştu sanırım:P) risk alamamış gidip Dolce Gabbana'nın Light Blue'sunun çok benzerini almıştım ala ala:) Ama pek bir fresh, pek bir güzel olup-seçimimle gurur duymuşumdur

5-CK Contradiction :
Artık üretilmiyor olup, bulduğumu "bozulmuş mudur acaba" demeyip stokladığım, her kullandığımda canım arkadaşım Elif'in sabahın köründe saatlerce makyaj yaptığını hatırlatan, beni yıllar öncesine götüren, sürümden kalksa da anılarımdan kalkmayacak parfüm

6- Chloé See By :
Ya bir koku hem bu kadar hafif, hem de bu kadar kalıcı olur mu diyenlere bunu ispatlamak için yapılmıştır. Tamamen satıcının bana alışveriş modunun doruğunda olduğum bir anda çakması üzerine alınmış olup, sonrasında vazgeçilmezim olmuştur. Demek ki adamın bir bildiği varmış. Şişesi de ayrı bir güzel. Kapağı el bombasının fitili gibi. Kullanımı şöyle: Parfümü üzerinize sıkmak yerine üç-beş insanın olduğu bir topluluğun ortasına fitilini çekerek fırlatıyorusnuz. Böylece kimse sizi ve parfümüzünü unutmuyor:P

7- Michael Kors (Classic) :
Yurtdışında 40 dolar olup, biz de bilmem kaç liraya satılan yıkansanız bile üzerinizden çıkmayan yosunumsu ve freshimsi koku. Farklı birşey isteyenler özellikle bakmalı

8- Black Orchid (Tom Ford) :
Unisex, sert, kalıcı, son derece pahalı, ve niye aldığımı hatırlamadığım (şu an sevmiom) ama çok para verdiğim içinde kimselere veremediğim, kullanmasını seveceğim ruh haline gelmeyi sabırla beklediğim, bazılarının uğruna ölecek kadar sevdiği, ve bunun nasıl olduğuna anlam veremediğim koku

9- VS  Bombshell :
Sıradan meyveli VS kokusu..ne kalıcı ne de söylemeye değer başka bir özelliği var ama seviyorum:) ve her kullandığımda VS'in bence best'i olan Very Sexy for Her2'i anmadan edemediğim buralarda yok diye taaa Amerika'lardan getirtdiğim koku

10- Chanel Allure Sensuelle :
Numaralandırmayı unuttuğum ama yeri dolmayacak gece kokularının başında gelen, kalıcılığı sizi bile bunaltan, sıkarken miktarını iyi ayarlamanız gereken çok sevilesi, baharatlı koku..

Noa Perle'yle Boss Femme'imi ofisde bırakmışım o yüzden burada yoklar ama onları da söylemeden geçemedim. Severim ikisini de..özellikle Noa Perle, classic Noa'nın sıkıcı kokusunun aksine hem kalıcı hem de moderndir.

Amma yazmışım yahu. Yazarken kendim içinde bir liste oluşturmuşum yeni farkettim bir de çıkan bir ana fikir var : Çok para harcamışım koku işine..elimde hiç halmayana kadar yeni birşey almak yok:P  görüşmek üzere :)



Monday, March 10, 2014

kafam karıştı? hangi kattayım?

Dün sabah yürüyüşe çıkmak için çoşkuyla kalktım-aaa o da ne' hava buz, yağmur şakır. Ben de uzun zamandır yapamadığım birşey yapayım dedim ve kitap okumaya karar verdim! Didocumun okumam için verdiği ama eşimin benden önce kapıp bir çırpıda okuduğu kitabı aldım : Eşikaltı Büyücüleri..ve sadece 4 saat sonra kitabı bitirdim! Yoo ince değildi ama içinde bir sürü foto olduğu için hızlı bitiyor-zaten o kadar akıcı ki içinde foto olmasa da yine biterdi. Neyse ne anlatıyor kitap? Ahmet Şerif İzgören reklamlarda bilinçaltımızın reklamlar içine l gizlenmiş sex-ölüm-dehşet öğeleri kullanılarak nasıl hipnotize edildiğini anlatıyor. Okumanızı ve satınalam güdülerimize daha farklı bakmanızı öneririm. 
Neyse kitap bitti ama aksiyon bitmedi. Akşam yemeğinden sonra Matrix'den sadece 4 ay daha önce yayonlanmış eski bir film izledik : "13.Kat" 
Matrix'i özellikle belirttim çünkü 13rd floor, tıpkı Matrix gibi kült bir film-yani bence:)
Konusu kısaca şöyle : hayatınız aslında bir simülasyon ve sizde kodu yazılmış programlanabilir şeylersiniz! Gerçekten çarpıcıydı. Önce kitap arkasından film sarstı beni. Kafam karıştı. 
İşte haftaya böyle ilginç düşünceler arasında başladım.
Hadi bakalım hayırlısı hakkımızda..umarım hepimiz en üst katta ve kendi oyunumuz içindeyizdir! Bilinciniz ve gözüniz açık olsun. İyi haftalar..
bluz:Ole - etek:Zara - ayakkabı:Beymen - saat:CK

Sunday, March 9, 2014

Yeni keşfim

Sevgililer Günü, Kadınlar Günü, ve benzeri dayatma günlere karşı tepkili bir yaklaşım içindeyim. Ama Kadınlar gününü seviyorum çünkü bir sürü yerde kadınsal ürünlere ciddi indirimler yapılıyor:D
ee hal böyle olunca da soluğu evin en yakınındaki Gratis ya da Watsonda alıyorum..Üstelik bu mağazalar bu işi sadece 8 Mart'ta yapmıyor - bir gün daha uzatıp 9 Mart'ta da devam ediyorlar. Bu yıl da geleneği bozmayayım dedim ve yıllık stoğumu yaptım:)) Mevcut ihtiyaçların yanında farklı ürünlerde aldım "fırsat bu fırsattır deneyeyim bari" diye..
Seyahetlerde en büyük sıkıntı sırt çantama sığacak, uçağa inip binerken bagajla uğraştırmayacak seyahat boyu ürünler bulmak malumunuz..Herşeyin ufağını bulmuş ama güzel bir saç köpüğü bulamamıştım. İşte hem jöle olmasın hem farklı marka köpük olsun kutusu da küçük olsundiye bakınırken onu gördüm. Rengi hoşuma gitti. Arkada yazan yazılara inandım, fiyatı da iyi olunca "ammmmaaaann işe yaramazsa da kullanacak biri bulunur" deyip aldım.
Bu sabah denedim ve sonuç inanılmaz! 
İçindeki yapışımsı madddeden eliniz leblebi büyüklüğünde alıp iki avucunuzu birbirinize sürüyorusunuz. Sonra elinizdeki o yapışımsı maddeyi saçınıza şekil vererek sürüyorsunuz ve tatattatatatamm! Sonuç şaka gibi! Hem güzel kokuyor, hem elektriklenme yok, hem yağlı görüntüsü yok, hem köpük gibi daha uzun süre uğraşmıyorsunuz, hem de hem de hem de süper işte:D

Saturday, March 8, 2014

kutlu olsun

Tüm emekçi kadınların günü kutlu oslun. Her ne kadar bu "gün"ler işini çok tasvip etmesemde adetlerin de dışında kalamadım :S
bu Şebnemcik "ama giyecek hiçbir şeyim yok kiii.."diyen hanımlara
bu "bazı bazı hayattan umudunu kesenlere".. 
bu karanfiller de "tüm kadınlar'a" gitsin ;) :*

Friday, March 7, 2014

ben yaptım

Tamam süper değil ama yaratıcı ve de çözüm odaklı bir yaklaşım olduğunu siz de kabul edin. Tadına doyamadığımız Ferrero Rocher'in kutusunu da atmaya kıyamadım ama aramızdaki duygusal bağdan değil tamamen işlevselliğinden. Şu an 3 adet küpe organayzırım var:) Sizce de iyi olmamış mı? Bu işi yaptığımdan beri sabahları istediğim küpeyi  pıt diye bulup çıtt diye takabiliyorum:)


Wednesday, March 5, 2014

Mutlu Mart'lar

Mart ayı girmiş farkında değilim:) Ayy ne zaman geçti bu kadar zaman ya?? Neyse herkese mutlu huzurlu yeni bir ay olsun inşallah. Bu arada saçlarımı kestirdim dikkat :P
gömlek:Mooonstruck - kot:Zara - bot:Hotiç

Tuesday, March 4, 2014

Dikelim

Aşağıdakileri mevcut giysilerimi kullanarak bir dikeyim diyorum-özellikle ilk fotodaki kuşlu elbiseyle 6.daki  grisiyahı:)