Sunday, October 2, 2011

yapmak istediğim kombinler

Arkadaşlar bu post tamamen kendime kusura bakmayın lütfen-farkındayım yaptığım şeyin çok bencilce olduğunun ama yazmazsam unutuyorum vallaha, yaşlılık başa belaymış:P
Her dışarı çıktığımda "ne giyeceğim sendromu" yaşıyorum ama artık bu çaresizliğe SON ve-ri-yo-rum. Klasifiye etmeye karar verdim artık giyeceklerimi/ uygulayacaklarımı..
Şu kombinleri iki elim kanda olsa yapacağım, Allah'ın izniyle:)
işe giderken iyi olabilir, cuma günleri için..
kolye olayı..
beyaz eteğim için, aynı renk ceketten de var-bu da cepte;)
siyah mango kazak ve koton kolyeyle;)
mavi Bershka ceketle;) (üst ve alt foto)
yeni balon etekle, twist ceket;)
kış için MUST!
gri ole elbisemin aynısı, ehehehhe:)
lacivert zara eteğimle gri tshirt:)
siyah püsküllü kolyemle
yeşil kot ve kırmızı ruganla..zaten yeşil-kırmızı uyumu dehşetengiz oluyor!
zara leoparlı bluzum, siyah kloş etek ve aynı ayakkabılarla..
ama benim hala Chanel çantam yok:(

bebe odası / baby room

Bir arkadaşım, yeni doğacak bebeğine oda düzenlemesi derdinde-karıştırmadık ne dergi ne de mağaza rafı kaldı:) harıl harıl arıyoruz..ben de ona yardımcı olayım istedim.
Acaba 2.kareyi odama uygulasam-olurmu ki ne? :) Yokk yokk ben PACMAN çıkarmaları yapıcam her milimetre karesine odamın. Hayatın eğlenceli telaşesini sürekli hissetmek istiyorum da :P

Kuşlar, kelebekler ve ağaç! / birds, butterflies and a tree

Kuşlar, kelebekler ve ağaçlar! Etrafımızda her an görebileceğimiz doğal güzelliklerden üçü..gerçi kelebekler'e çok rastlayamıyorz artık değil mi:(
Gelelim bu post'u yayınlamama nedenime..evet bildiniz! hala dövmemi seçemedim, hala arıyorum, arıyorum, arıyorummm..Rastladığınız güzel ve değişik figürler varsa lütfen paylaşın. Adres : pretting@yahoo.com

sapsarı / very yellow

..Gözde bu post sana;)
Sarı herşey-hem de herşey:)
bunu ben bile sevdim!

şapka rüzgarı / hat fashion

İyi ki Kate Middleton şapka işini gündeme getirdi-yoksa şapka üreticileri ne yapardı bilemiyorum?? Ben mi farketmemiştim ya da gerçekten Kate ile mi tekrar gündeme düştü şu şapka işi hala anlamış değilim..Ayy her blogta her sokakta şapkalı birilerine rastlamaya başladım! Yani inanılmaz! Moda bulaşıcı hastalık gibi : hop orada hoopppp burada, ışık hızıyla..
en çok bunu sevdim:))

harika bir Pazar ♥♥ / a gorgeous Sunday ♥♥♥

Hararetli ve kavgalı Tabu partisinin ardından, evi toplayıp, bilmem kaçta uyuyup, sonra sabahın köründe kalkıp yaldır yaldır İzmit'e gelip, sonra annemleri İzmir'e uğurlayıp, yine aynı güne bir sürü okasyon sığdırdığım için öncelikle kendimi takdir ederek bu post'a başlamak istiyorum:)
Sonra Ayşe-Serap-Oğuzhan-Cansu-Elif-Nefoş-Beb ve Babam'a teşekkür ediyorum, günün diğer kahramanlarına;)
Annemleri uğurladıktan sonra Google Ayşe ile Serapcan'ı ziyarete gittim. Sağolsun Ayşecik telefon süsü olan rujlardan ayarlamış yine, ayy çok kokoş ve şekerler:)
Ondan sonra Ayşelerin bakkalı tam 3 saat işgal ettiğimiz-çocukluğumuza öndüğümüz, süreç başladı ama ne 3 saat! 3 kız kuaför ve kozmetikçiye çevirdik mütevazi dükkan'ı. Dükkan'a ekmek-salça, vs..almaya gelen tiplerin gördüğü manzara : bir kız oturmuş, diğerinin elinde fırça ve sigara saç örüyor. Diğerinin elinde allık ve far harıl harıl makyaj yapıyor
Koccaman koccaman kızlar yaş aralığı 5-9 civarındaki kızlar gibi davranıyor: "ayy bunu bozup ikili örsene? ya bunla kafam "KARE" oldu tekrar tekli örer misin?"
"aa sıkıldım ama bu son örüşüm!" "dostum sen versene oradan bir"ülker çikolatalı gofret nefis"den".. gülüşmeler..sonra tekrar devam, bakkala gelen çocuklarla çocuk olma-gülüşmeler..hatta bir ara Ayşe'nin eve gitmesinden istifade Serap'la sigaraya yaptığımız mini kampanya : "3 al 2 öde"..gülüşmeler..
Gülüşmeler'e sevgili Oğuzhan ve onun çookk tatlı kız arkadaşı Cansu ile kahve dünyasında devam etmece. Bir klasiğin bir milyon binici kez tekrar yaşanması :damla sakızlı sade türk kahvesi ve yanında kahve dünyası kek..gülüşmeler ve mutluluk..
Oğuzhan ile Cansu'nun tasarım harikası, üzerinde "the geveze" yazması gerekirken "the boss" yazdırdıkları harika hediyeleri..mutluluk..
Mutluluğa Elif & Nefoş ile kahve falıyla devam etmek..umut ve mutluluğu pekiştirmek..
Sonra Beb'le bira keyfi-kerdeşini özlediğini farketmek ve onu çok sevmek..şimdi de hayatın gerçeği :evde yemek hazırlayıp,bir yandan da blog yazıp, dün duyup dilime yapışan şarkıyı mırıldanmak:)
"Ben senin o terk etmelerini yerim-Gittiğinde sende kaldı bir yerim-Sözde ayrılıkları bir kalem geçelim geçelim"
Ayy vallaha şarkının hikayesini anlatmadan geçemeyeceğim : İstanbul Modern önünde Bienal programı almak için bekleyen arkadaşımı gölgelik bir yerde bekliyorum. Arabanın birinin içinde çocuğun biri sürekli şarkının aynı yerini dinleyip dinleyip duruyor..nakarat bitiyor..vıcıırrttt geri alıyor tekrar dinliyor.."ayy cd bozuldu bozulacak" diyorum, yok bozulmuyor-yine çalıyor..İstanbul Modern'in bahçesindeki sanatsever, elit tabakayla tamamen zıt bir görüntü ve şarkı:) acaip hoşuma gitti..ve inanmayacaksınız ama şarkıdan sonra güneşli bir cumartesiyi içerde geçirmemeye karar verdim-zırrtt 360 derece dönüş yani..Zaten de yorulmuş, içeri gezicek halim kalmamıştı. Müthiş ikna gücümle arkadaşımı da yoldan çıkarıp son gücümüzle NamPort'a yürüdük. Ohhhh..panoramik İstanbul manzarasına elimizde çayımız yanında kavurmalı böreklerinizle eşlik ettik, ziyafet sona erince de güneşlenerek vapurla karşıya geçtik..nasıl olsa  Bienal daha sürecek-elbet yağmurlu bir gün olur. O zaman gider, gezeriz:)
"Ben senin o değişmeyen kaderin-Ay yanıyor baştan aşağı her yerim-Bildiğin o malum günahlara yine girelim.
Ben senin o terk etmelerini yerim-Gittiğinde sende kaldı bir yerim-Sözde ayrılıkları bir kalem geçelim geçelim"
@•°*..*★ herkese şimdiden mutlu geçecek bir hafta diliyorum ★* * •°@

sokak modası/ street style

uzun zamandır bu başlıkta bir post yayınlamadığımı farkettim ve açığı kapatmak istedim. Buyrun bakalım, ezik mevsim Ekim itibariyle değişik ülklerin sokaklarından, sokak modası..