Thursday, June 16, 2011

this is my cocktail dress

Yok böyle bir elbise! İzmir kızlarının formasını görüyorsunuz! Ya beyazı ya grisi herkesde..ama biz Ozo ile herkesten önce almıştık, kimsede görmeden;)
Böyle rahat, böyle rüküş, böyle dikkat çeken bir elbise yok! İşin kötü yanı, elbiseye bağlanıyorsunuz resmen, başka birşeyiniz yokmuş gibi sürekli onu giyiyorsunuz. Elbise İzmir'de nasıl moda oldu hiç bilmiyorum ama herkes benim gibi rahatlığından almamıştır sanırım:) Önündeki taşları sökecektim, en azından alırken öyle planlamıştım ama sonra yoğun istek üzerine dokunmadım.Aaa bir de unutmadan, bir de kocaman siyah güllü kemeri var elbisenin. Neyse ki onu kullanmıyorum, zira o zaman tam "Güllü" olurum :)
Elbise : LTB
Ayakkabı : Matraş
Çanta : LV
Bu arada fotolar İzmit - Seka Park'tan.. Hafif İzmir-Kordon havası var-ne dersiniz? ;)

natural

Animal prints işi ve hayvan figürü olan herşeyi çok seviyorum ama işte zor oluyor yani çok ciddi değil:S Zira ya kelebekli, ya böcekli..ne bileyim pek ciddi durmuyor sanki-ya da bizim ortam çok kaldırmıyor:( ama haftasonları öncelikli seçimim;)

kot gömlek / jean is good

Kotun herşeyi güzel..pantolonu, eteği, elbisesi..şimdi de gömleğine takıldım. İster mont gibi ister gömlek gibi kullanın! 10 numero rahatlığı ve şıklığı..

ofisde..

yaz geldi, insan ister istemez gençleşiyor-tabi bazı başka güzel şeyler de oluyor hayatta, insanı mutlu eden-gençleştiren;)
Bluz : Park Bravo
Jean : The Proportion of Blu
Ayakkabı : Hotiç

Friday, June 10, 2011

Trend Alert! TOMS

Belki çoğunuzun haberi var ama benim daha yeni haberim oldu gelişmelerden;) Gelişme'nin adı TOMS modası..TOMS çılgınlığı da diyebilirsiniz. Benim gibi topuklu fanıysanız size çok uymayabilir amma velakin babetçi ve espadrilciler için bu modaya uymak kolay olacaktır. Tigercılar bile rahatlığından dolayı TOMS'a kayıyormuş, söyleyenlerin yalancısıyım. Demedi demeyin;)

Sunday, June 5, 2011

Bu yıl 100 parça eşyayla yaşamaya çalışın / The 100 Thing Challenge

Bugün bir arkadaşım söyledi : "herşeyi challange haline getiriyorsun al sana bir tane daha..diye! Bu seferki kesinlikle denemeye değer;) "

Evindeki eşyalarla başa çıkamayan Dave Bruno'nun yazdığı kitap, satın aldıklarımızın hayatımızdaki yerini sorguluyor. Bir yılını sadece seçtiği 100 eşyayla geçiren Bruno, insanların mutluluk ve sahip olma arasındaki sınırı görmesini istiyor
Taşınmak; insanın kendisiyle ve doymayan alışveriş açlığıyla bir çeşit tanışma süreci olsa gerek...Yeni evim için eşyalarımı düzenlemeye başladığımda, ne amaçla aldığıma kesinlikle akıl sır erdiremediğim tonlarca eşyayla yeniden tanışmaya başladım.
SAHİP OLMA AÇLIĞI
Taşınma sürecini yaşayanlar bilir, dolaplarında kaybolup giden eşyaları; toprak altından çıkarılan eserler gibi her çıkarışınızda o günleri, o eşyayı neden aldığınızı düşünüp durursunuz. Ben de ne yapacağımı bilmediğim eşyalar arasında boğuşurken, elime yeni geçen bir kitapla hayatıma yeni bir yön vermeye karar verdim. Kısa süre önce Harper&Collins'ten piyasaya çıkan 'The 100 Thing Challenge', satın alınan eşyalarla mutluluğu arayan 'tüketim' neslinin kendine gelmesini amaçlıyor. Kitabın yazarı 30'larının sonlarındaki San Diego'lu bir yazılım uzmanı ve blogger olan Dave Bruno… Varlıklı ve tüketim dolu bir hayat geçiren evli ve üç çocuklu Bruno, 'sahip olma' açlığının nereye doğru gittiğini, evinden taşınmak zorunda kalınca fark etmiş!
EŞYALARA BAĞLI KALMAYIN
Dolup taşan dolapları boşaltmak zorunda kalan Bruno, 2008 yılının son günlerinde hayatında kökten değişiklikler yapmaya karar vermiş! Çok eşyası olan 'mutsuz' bir adam olmaya son verme kararı alan Bruno, az eşyalı ve mutlu bir adam olmak için kolları sıvamış. '100 Things Challenge' adını verdiği projesi, bu 'aydınlanmanın' bir ürünü! Sahip olduğu eşyalarla kendini tanımlamaya bir son vermek isteyen Bruno bunun için bir yıl boyunca sadece 100 eşyayla yaşamaya, bir eşya aldığında listesindeki başka bir şey çıkarmaya karar verdi. Bütün yaşadıklarını da 'guynameddave' isimli blog'undan da günü gününe yazmaya başladı. Ancak Bruno'nun kişisel 'kurtuluş' yolunda attığı tedirgin adımlar, bir anda yüz binlerce kişiye ilham kaynağı oldu.
SATIN ALMA MUTLULUĞU
Bruno'nun yolundan gidenlerin bir yıl içinde sayısı artınca Harper&Collins de genç blogger'ın deneyimlerini, hayatına kattığı minimalist yaklaşımı en ince detayına kadar kaleme almasını istedi. New York Times'ın en çok satan kitaplar listesinde yer alan kitapta Bruno'nun hayatını '100 eşyaya indirgeme' kararını verdiği 2008'in sonunda, 2010'un sonlarına kadar yaşadıklarını anlatıyor. Siz de Bruno gibi bir bahane bulup, hayatınızın ve mutluluğunuzun hangi oranda satın aldıklarınıza bağlı olduğunu bir kontrol edin. Kendinize bir liste çıkarın ve bu yılı 100 eşyayla tamamlamaya çalışın!

(http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Magazin/2011/02/13/bu_yil_100_parca_esyayla_yasamaya_calisin)

Wednesday, June 1, 2011