Monday, March 15, 2010

Jen&Gerry

Jennifer Aniston ve Gerard Butler başrolünü paylaştığı "The Bounty Hunter" filminin galasına birlikte katılmışlar. Jennifer mini Valentino elbisesi, Alexander McQueen ceketi ile yine çok hoş.
Filmin konusuna kısaca değinmeden geçemeyeceğim :) Talihsiz bir ödül avcısı olan Milo Boyd (Gerard Butler), hayalini kurduğu işe, muhabir olan kanun kaçağı eski eşi Nicole Hurly (Jennifer Aniston) ‘ nin izini sürmekle görevlendirilince kavuşur. İlerideki her şeyin külfetsiz bir ödeme günü olduğunu düşünür, ama Nicole onu atlattığında böylece katil maskesi üzerine çok uğraşabildiğini gösterir, Milo kendisi ve Nicole ile arasında hiçbir şeyin hiçbir zaman basit gitmediğini görür. Eskiler devamlı bir şekilde birbirlerine karşı üstün gelirler ta ki kendilerini kendileri için iş üzerinde bulana kadar. Aşka, onura ve itaate olan sözlerinin güçlü olduğunu düşündüler ama canlı kalmak daha fazla zor olacaktır...
Sanki birazıcık Mr.& Mrs. Smith gibi mi ne :) 




Tuesday, March 9, 2010

Saturday, March 6, 2010

Denim & Jeans

Bahardan itibaren heryerde kottan yapılmış giysiler ve çantalar göreceğiz.
Sezon modasında ana tema rahatlık ve şıklığun bir arada olduğu kombinasyonlar. Sanırım bunu çok seveceğim:) Zira hiç sevmem kot, ceket, gömlek ve topuklu kombinasyonunu :P







Kendin Yap / D.I.Y

ben hep yapardım ama bu yıl "kendin yap"lara DIY (do it yourself) dendi, haliyle moda oldu, herkes yapmaya başladı..hatta sayfasını da yaptılar : http://psimadethis.com/
Güzel şeyler yok desem yalan olur, bir ara bakıverin siz en iyisi;)


Bu araların olmazsa olmazlar'ı

Bu aralar çok şey yapmasamda olmazsa olmazlarım beni mutlu ediyor.

1. Atilla Atalay kitabım..Atalay'ın belirgin komiklikleri var ama arasıra insanın kalbinin tam orta yerine parmağıyla hafif hafif bastırıyor. Genelde uçakta okuyorum, yolculukları çekenebilir neşeli kılıyor. Alınası, okunası bir kitap-şiddetle tavsiye ediyorum.
2. Kanebo'nun 10 Seconds Awakening Essence ve Moisture Polish Essence'i, ne kadar yorgun olursan ol canlı ve dinlenmiş görünmüne yardımcı oluyor.
3. Bootie'lerim : hem yüksek topuklu hem çarpıcı hem şık hem de dolgu tabanından dolayı çookk rahat..ha birde içindeki tüyümsü yapısından dolayı acaipde sıcak tutuyor. Hiç eskimesinlerrr!

4. Louis Vuitton çantam, haftasonu boynuma asarken, hafta içi kolumda kullanıyorum.

Ece Sükan

13 Şbattan beri yazıcam yazıcam yazamıyorum. Sabah uçağı ile İzmirden İstanbula geldiğim uçakta Ece Sükan ve adını bilmediğim bir sürü manken de vardı. Belli ki akşam bir davet, defile, benzeri birşey için İzmire gelmişler. Kendisi siyah pantolon, tshirt ve bootie üstüne giydiği deri mont onunda üzerine giydiği pembe tüylü kürküyle hakikaten tarzdı. Kendisini ve tarzını ön koltuktan yakınen görme şansım oldu:) Pek öyle manken adı bilmem, magazin takip etmem ama Ece Sükan adını Vogue TR'den dolayı çokça duyar olmuştum. Hakikaten tarz kızmış.



bu da o bahsettiğim meşhur pembe montu.. Gözde, tam senlik bu mont:)

Şehir

sabah panjurlardan içeri girmeye çalışan güneşle uyandırıldım. Saat 7..gece uyumadan önce yere bıraktığım kitabımı alıp bıraktığım yerden okumaya başladım. Güneşin parıldamasına daha fazla dayanamayıp çektim eşofmanları fırladım sokağa..güneşli bir günde sahilde yürümek gibisi yok. Bünyesel mi bilinmez, bana göre değil "kendini hayatın akışına bırakmak" konsepti. iyi geldi bu yürüyüş, akışın tersine yürüyormuş gibi hissettirdi. Bunları düşünürken "tazaa poçaa, gevrekkk, boyooozz" sesi tüm caddeyi kapladı. Şaka gibi, sahiden İzmir'deyim! Burada geçirdiğim nadir haftasonlarından-şehre alışıp alışmama konusunda hala muallaktayım. Mesela bu konuyu zamanın/hayatın akışına bırakabilirim. ama evden işe işten eve gelme olayına son..hayat böyle geçmez, renklendirmek lazım. Mevcut durumun tadını çıkarmak şart: Her gün bir yerden göçmek ne iyi, Her gün bir yere Konmak ne güzel, Bulanmadan donmadan akmak ne hoş, Dünle beraber Gitti cancağızım,Ne kadar söz varsa Düne ait Şimdi yeni bir gun Şimdi yeni şeyler Söylemek lazım (Mevlana)